Müşteri Senin
İletişim bilgileri sende; kampanya gönderebilir, sadakat programı kurabilir, uzun vadeli ilişki kurabilirsin.
Pazaryerinde müşteri senin değil, platformun. Kendi sitende rakip yok, müşteri tamamen senin. İşte farklar ve nasıl başlayacağın.
Pazaryeri mi, Kendi Siten mi?
Pazaryerinde satış yapıyorsun; sipariş geliyor ama müşteri platformun. Kendi sitende rakip yok, komisyon düşük, marka senin.
Pazaryerinde ürününü gören müşteri, aynı anda onlarca rakip ürünü de görüyor. Fiyat karşılaştırıyor, başka satıcının kampanyasına bakıyor, belki hiç sipariş vermeden çıkıyor. Sen ürünü hazırladın, fotoğrafını çektin, açıklamasını yazdın; ama müşteri senin mi, platformun mu? Platformun.
Kendi sitende öyle değil. Müşteri senin mağazanda; vitrinde yalnız senin ürünlerin var. Rakip öneri yok, dikkat dağıtan başka marka yok. Müşteri sana geldi, senden alışveriş yapıyor. İşte pazaryeriyle kendi sitenin arasındaki farklar.
Pazaryerinde satış yaptığında, müşterinin e-posta adresi, telefon numarası, alışveriş geçmişi platformda kalıyor. Sen yalnızca o sipariş için satıcısısın. Bir dahaki alışverişinde seni hatırlayacağının garantisi yok; aynı ürünü başka satıcıdan da alabilir.
Kendi sitende müşteri senin. İletişim bilgilerini sen toplarsın, kampanya gönderebilirsin, sadakat programı kurabilirsin. Müşteri seni hatırlar, sana gelir. Tek seferlik alışveriş değil, uzun vadeli müşteri ilişkisi kurarsın.
Pazaryerinde müşteri senin ürün sayfandayken, aynı ekranda 'benzer ürünler' ya da 'daha ucuz seçenekler' görür. Platform, müşteriye başka satıcıları da önerir. Müşteri bir tık uzakta rakibinin %20 indirimli ürününü görüyorsa, senin ürününü almayabilir.
Kendi sitende böyle bir durum yok. Müşteri senin vitrinde; yalnız senin ürünlerini görüyor. Dikkatini dağıtacak başka marka, başka kampanya yok. Karar verme süreci daha kısa, satın alma olasılığı daha yüksek.
Pazaryerlerinin en büyük maliyeti komisyon. Her satıştan belli bir yüzde kesiliyor; ürün fiyatı düşükse oran daha yüksek olabiliyor. Kargo, iade, reklam maliyetleri ayrı. Aylık sabit üyelik ücreti de varsa, satış olmasa bile ödüyorsun.
Kendi sitende platform komisyonu yok. Yalnız ödeme kuruluşunun sanal POS komisyonu var; bu da pazaryerinden çok daha düşük. Satıştan elde ettiğin gelir daha fazla sende kalıyor. Paket ücreti aylık sabit; satış arttıkça komisyon artmıyor.
Pazaryerinde müşteri 'şu platformdan aldım' der, senin marka adını hatırlamaz. Paket geldiğinde platformun logosu görünür, senin değil. Müşteri memnun kalsa bile, bir dahaki alışverişinde seni aramaz; platforma girer, aynı ürünü arar, başka satıcıdan alır.
Kendi sitende marka senin. Alan adın, logosu, renklerin, tasarımın senin. Müşteri seni hatırlar, seni tavsiye eder, sana geri döner. Sosyal medyada paylaşım yaparken senin adresini paylaşır. Uzun vadede marka değeri senin oluyor.
Çoğu işletme sahibi 'kendi sitem olsa iyi olur ama nasıl açacağımı bilmiyorum' diyor. Yazılımcı bulmak, tasarım yaptırmak, ödeme altyapısı kurmak, kargo entegrasyonu yapmak… hepsi zor ve pahalı gibi görünüyor. Eskiden öyleydi; artık değil.
Bugün hazır e-ticaret platformları var; sürükle bırak editörle tasarımını yapıyorsun, ödeme ve kargo entegrasyonları hazır geliyor, ürünlerini ekleyip satışa başlıyorsun. Teknik bilgi, yazılımcı, ajans gerekmiyor.
Kendi siteni açmak, pazaryerini bırakmak demek değil. İkisini birlikte yürütebilirsin. Pazaryerinde satışa devam et; ama müşteriyi kendi sitene yönlendirmeye başla. Sosyal medyada kendi site adresini paylaş, pakete kartvizit koy, WhatsApp'ta site bağlantısı gönder.
Zamanla kendi sitenden gelen siparişler artar; pazaryerine olan bağımlılığın azalır. Komisyon maliyetin düşer, müşteri tabanın büyür, marka değerin artar. Pazaryeri bir kanal olarak kalır; ama tek kanal olmaktan çıkar.
Kendi Sitenin Avantajları
Kendi sitende kontrol sende, müşteri senin, marka senin. İşte somut farklar:
İletişim bilgileri sende; kampanya gönderebilir, sadakat programı kurabilir, uzun vadeli ilişki kurabilirsin.
Vitrinde yalnız senin ürünlerin var; müşteri dikkatini dağıtacak başka marka, başka kampanya görmüyor.
Platform komisyonu yok; yalnız ödeme kuruluşunun sanal POS komisyonu var. Satıştan daha fazla gelir sende kalıyor.
Alan adın, logosu, tasarımın senin. Müşteri seni hatırlar, seni tavsiye eder, sana geri döner.
Sık Sorulan Sorular
İşletme sahiplerinin en çok sorduğu sorular ve cevapları:
Hayır. İkisini birlikte yürütebilirsin. Pazaryerinde satışa devam et; ama müşteriyi kendi sitene de yönlendirmeye başla. Zamanla kendi sitenden gelen siparişler artar, pazaryerine bağımlılığın azalır.
Hayır. Hazır e-ticaret platformları sürükle bırak editörle çalışır; yazılımcı, tasarımcı ya da teknik bilgi gerekmez. Ödeme ve kargo entegrasyonları hazır gelir, ürünlerini ekleyip satışa başlarsın.
Başlangıçta sosyal medyada paylaşım, WhatsApp'ta bağlantı gönderme, paketlere kartvizit koyma gibi yöntemlerle müşteri yönlendirebilirsin. Zamanla ücretli kanalları da deneyebilirsin; ama zorunlu değil.
Kendi Siteni Aç
Pazaryerinde rakip bir tık ötede; kendi sitende vitrinde yalnız sen varsın. 14 gün ücretsiz dene, kart bilgisi istemez.